Bir kasten yaralama olayı sonucunda mağdurda 'yüzünün sürekli değişikliği' (TCK m. 87/2-d) neticesinin oluştuğunun kabulü için aranan kriterler, 'yüzde sabit iz'den (TCK m. 87/1-c) ne şekilde farklılaşır?
Bu iki nitelikli hal, yarattıkları estetik bozulmanın derecesi açısından birbirinden ayrılır. 'Yüzde sabit iz' (TCK m. 87/1-c), yüzün doğal görünümünü bozan, ancak yüzün genel estetik bütünlüğünü ve simetrisini temelden değiştirmeyen, daha lokalize ve daha az vahim bir kalıcı izi ifade eder. Örneğin, yanakta veya alında belirgin bir dikiş izi bu kapsama girebilir. 'Yüzünün sürekli değişikliği' (TCK m. 87/2-d) ise, çok daha ağır bir durumu ifade eder. Bu halde, yaralanma yüzün genel görünümünü, simetrisini, ifadesini ve karakterini kalıcı olarak değiştirmiş, adeta kişiyi tanınmaz veya farklı bir görünüme sokmuş olmalıdır. Örneğin, yüzün bir bölümünün tamamen çökmesi, burun veya kulağın kopması, yüzdeki geniş ve derin yanık izleri gibi durumlar yüzün sürekli değişikliği olarak kabul edilir. Bu, mağdurun sosyal ilişkilerini ve psikolojisini çok daha derinden etkileyen bir sonuç olduğu için, kanun koyucu bu hali daha ağır (iki kat artırım) bir şekilde cezalandırmıştır. Ayrım, izin niteliği ve yüzün genel estetiği üzerindeki etkisinin derecesine göre Adli Tıp Kurumu raporuyla yapılır.