TCK m. 89/2-e'de düzenlenen 'taksirle bir kişinin yaşamsal tehlike geçirecek şekilde yaralanmasına neden olma' suçu ile TCK m. 87/1-d'de düzenlenen 'kasten yaralama sonucu yaşamsal tehlikeye neden olma' suçu arasındaki temel fark, hangi manevi unsurda yatmaktadır?
Bu iki suç arasındaki temel fark, failin manevi unsurunda, yani 'kast' veya 'taksir' ile hareket edip etmediğinde yatmaktadır. 1) TCK m. 87/1-d (Kasten Yaralama Sonucu Yaşamsal Tehlike): Bu, neticesi sebebiyle ağırlaşmış bir kasten yaralama suçudur. Failin temel eylemi (vurma, itme, kesme vb.) 'yaralama kastı' ile işlenmiştir. Fail, mağduru yaralamayı istemiş veya en azından bu sonucu öngörerek kabullenmiştir. Bu kasıtlı eylem sonucunda, failin kastını aşan ancak en azından taksirle sorumlu tutulabileceği daha ağır bir netice olan 'yaşamsal tehlike' ortaya çıkmıştır. Burada temel irade 'yaralamaya' yöneliktir. 2) TCK m. 89/2-e (Taksirle Yaşamsal Tehlikeye Neden Olma): Bu suçta ise, failin 'yaralama kastı' yoktur. Failin eylemi, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı, tedbirsiz veya kurallara aykırı bir davranıştır (örneğin, trafik kurallarını ihlal ederek araç kullanma). Fail, bu taksirli davranışı sonucunda, istemediği bir netice olan 'yaşamsal tehlike arz eden yaralanmaya' neden olmuştur. Burada temel irade yaralamaya değil, ihmalkar bir davranışa yöneliktir. YCGK'nın 2019/207 sayılı kararında bu ayrım detaylıca incelenmiştir.