Bir kasten yaralama suçunda, mağdurun adli tıp raporu 'basit tıbbi müdahale ile giderilebilir' şeklinde olmasına rağmen, raporda 'dişlerde sallanma' olduğunun belirtilmesi, raporun hükme esas alınmasını engeller mi? Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2015/4787 K. sayılı kararı bu konuda nasıl bir çözüm önermiştir?
Evet, bu durum raporun hükme esas alınmasını engeller. Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2015/4787 sayılı kararında, bu tür bir raporun kendi içinde çelişkili olduğu kabul edilmiştir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre, 'diş kırığı' veya 'dişlerde sallanma' (yerinden oynama), niteliği gereği 'basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek' bir yaralanma olarak kabul edilir. Bu tür bir hasarın tedavisi ve iyileşmesi zaman ve uzmanlık gerektirir. Dolayısıyla, bir adli tıp raporu, bir yandan yaralanmanın 'BTM ile giderilebilir' olduğunu belirtirken, diğer yandan 'dişlerde sallanma' gibi BTM ile giderilemeyecek bir bulguyu içeriyorsa, bu rapor çelişkilidir ve hükme esas alınamaz. Kararda, bu çelişkinin giderilmesi için mağdurun tüm tıbbi evraklarıyla birlikte Adli Tıp Kurumu'ndan kesin bir rapor alınması ve yaralanmanın niteliğinin netleştirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu yapılmadan kurulan hüküm, eksik kovuşturma nedeniyle bozulur.