Anlaşmalı boşanma davası (MK m. 166/3) devam ederken, davacı, anlaşma protokolünden dönerek davayı çekişmeli boşanma davasına dönüştürdüğünü beyan ederse, mahkeme bu talebi kabul etmek zorunda mıdır? Bu durumun davanın esasına etkisi ne olur?
Evet, mahkeme bu talebi kabul etmek ve davayı çekişmeli olarak görmeye devam etmek zorundadır. Anlaşmalı boşanma, tarafların tam ve özgür iradelerine dayanan bir kurumdur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2017/5101 sayılı kararında da belirtildiği gibi, 'Anlaşmalı boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar eşlerin bu yöndeki ... irade beyanından dönmesini engelleyici yasal bir hüküm bulunmamaktadır.' Taraflardan birinin anlaşmadan dönmesi, anlaşmalı boşanmanın temel şartı olan 'irade birliği'ni ortadan kaldırır. Bu durumda, anlaşmalı boşanma davası konusuz kalır ancak dava sona ermez. Davacının anlaşmadan vazgeçip davaya çekişmeli olarak devam etme talebi, davanın niteliğini değiştirir. Mahkeme, davayı MK m. 166/1-2 kapsamında 'evlilik birliğinin temelinden sarsılması' nedeniyle açılmış bir çekişmeli boşanma davası olarak ele almalıdır. Bu aşamadan sonra mahkeme, taraflara kusur iddialarını ve delillerini sunmaları için süre verir ve genel yargılama usulü kurallarına göre davayı yürütür.