HMK m. 176'nın gerekçesinde, ıslah yoluyla 'zamanaşımı' definin ileri sürülebileceği belirtilmiştir. Bu durum, zamanaşımının hukuki niteliği (ilk itiraz/defi) hakkında ne gibi bir sonuç doğurur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #296384

Bu durum, zamanaşımının bir 'ilk itiraz' olmadığının, aksine bir 'defi' olduğunun açık bir göstergesidir. HMK'ya göre, 'ilk itirazlar' (HMK m. 116 - yetki, tahkim itirazı gibi) ancak ve ancak süresi içinde verilecek cevap dilekçesinde ileri sürülebilir. Bu süre kaçırıldıktan sonra, ıslah yoluyla dahi ileri sürülmeleri mümkün değildir. Islah, sadece 'defi' niteliğindeki savunmaların (takas, ödemezlik gibi) veya vakıaların sonradan ileri sürülmesine olanak tanır. HMK m. 176'nın gerekçesinde, 'Uygulamada, zamanaşımının ıslah yolu ile ileri sürülüp sürülemeyeceğine dair bazı tereddütler var ise de zamanaşımı ilk itiraz olmayıp, ıslah yolu ile de ileri sürülebileceğinde tereddüt etmemek gerekir.' denilerek, kanun koyucunun zamanaşımını bir defi olarak kabul ettiği ve bu nedenle ıslahın konusu olabileceğini açıkça belirttiği görülmektedir. Bu, zamanaşımının hukuki niteliğine ilişkin tartışmaları yasa gerekçesi düzeyinde sonlandıran önemli bir ifadedir.