Bir ceza davasında, sanığın sorgusu tebligata rağmen mazeretsiz olarak gelmemesi nedeniyle yapılamamışsa, bu durum delillerin ortaya konulmasına engel teşkil eder mi? CMK m. 206 bu konuda neyi düzenlemektedir?
Hayır, engel teşkil etmez. CMK m. 206/1'in 25/5/2005 tarihli değişiklikle eklenen cümlesi bu durumu açıkça düzenlemektedir. Kural olarak, sanığın sorgusu yapıldıktan sonra delillerin ortaya konulmasına başlanır. Ancak eklenen cümleye göre, 'sanığın tebligata rağmen mazeretsiz olarak gelmemesi sebebiyle sorgusunun yapılamamış olması, delillerin ortaya konulmasına engel olmaz.' Bu düzenlemenin amacı, sanığın duruşmalara kasıtlı olarak katılmayarak yargılamayı sürüncemede bırakmasını veya kilitlemesini önlemektir. Mahkeme, bu durumda sanığın yokluğunda delilleri (tanık dinleme, belge okuma vb.) toplamaya ve tartışmaya devam edebilir. Ancak, yine aynı fıkra uyarınca, 'Ortaya konulan deliller, sonradan gelen sanığa bildirilir.' Bu da sanığın savunma hakkının ve hukuki dinlenilme hakkının korunmasını amaçlayan bir güvencedir.