HMK madde 176 uyarınca, kısmi ıslah yoluyla açılan davada, fazlaya dair hakkını saklı tutmayan davacının, ıslah yoluyla fazla alacağı talep edip edemeyeceğini Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2014/21090 E., 2014/17659 K. sayılı kararı ışığında açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #296377

HMK madde 176 vd. hükümlerinde düzenlenen ıslah müessesesi, usul işlemlerini düzeltme imkanı sağlamakla birlikte, davanın niteliğine ve açılış şekline göre belirli sınırlamalara tabidir. Özellikle kısmi davalarda, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulup tutulmaması, ıslah yoluyla talep artışı açısından kritik önem taşır. **Kısmi Dava ve Fazlaya İlişkin Hakların Saklı Tutulması:** Kısmi dava, alacağın yalnızca bir bölümünün dava konusu edildiği ve alacağın tamamının belirsiz olmadığı durumlarda açılabilen bir dava türüdür. Bu tür davalarda, davacı kural olarak dava dilekçesinde 'fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğunu' açıkça belirtmelidir. Bu şerh, daha sonra alacağın kalan kısmını ek dava veya ıslah yoluyla talep etme hakkını korur. **Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin Yaklaşımı:** Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2014/21090 E., 2014/17659 K. sayılı kararı, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmayan bir kısmi davada ıslah yoluyla talep artışı yapılamayacağını açıkça hükme bağlamıştır. Kararda, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olayda şu değerlendirmeler yapılmıştır: * 'Islahla müddeabihin artırılması için, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin talep ve dava hakkının saklı tutulması gerekir.' * Dava konusu tazminatın (değer kaybı ve kazanç kaybı) 'zararın tespiti aşağı yukarı tahmin edilebilir niteliktedir. Belirsiz alacak değildir.' Kaldı ki fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak kısmi dava açılıp kesin ve gerçek zarar uzman bilirkişice tespit edildikten sonra, zamanaşımı süresi içinde ıslahla talep artırılabilir. * Davacı vekilinin, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadan dava açtığı halde, bilirkişi raporu sonrası ıslah dilekçesiyle değer kaybı zararını artırması doğru bulunmamıştır. **Sonuç:** Mahkemenin, davacı tarafça fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı tutulmadan dava açıldığından, davacı vekilinin ıslah talebinin reddine, dava dilekçesinde talep edilen 5.000,00 TL. değer kaybı zararının, davalı tarafın kusuruna isabet eden 3.750,00 TL. değer kaybının davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu karar, kısmi davalarda 'fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması' şerhinin kritik önemini göstermektedir. Eğer bu şerh konulmamışsa, davacı alacağın dava konusu edilen kısmıyla sınırlı kalır ve ıslah yoluyla artırım yapma hakkını kaybeder. Bu, taleple bağlılık ilkesi (HMK 26) ve ıslahın kanuni sınırları çerçevesinde davacının özen yükümlülüğünü vurgular.