HMK madde 177/1'e göre 'Islah'ın tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceği' ilkesi, Yargıtay'ın bozma kararından sonra ıslah yapılıp yapılamayacağı konusundaki eski ve yeni yaklaşımını nasıl etkilemiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #296341

HMK madde 177/1'e göre 'Islah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir.' Bu hüküm, ıslahın yargılamanın belirli bir aşamasıyla sınırlı olduğunu belirtir. Tahkikat, davanın maddi vakıalarının araştırıldığı ve delillerin toplandığı aşamadır. Mahkeme, tahkikatın bittiğini taraflara tefhim ettiğinde (HMK 184/2) veya istinaf aşamasında (HMK 357/1) ıslah yapılamaz (YİBGK-K.2019/3). **Yargıtay'ın Bozma Kararından Sonra Islah Konusundaki Yaklaşımı:** 1. **Eski Yaklaşım (7251 sayılı Kanun Öncesi):** * Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, Yargıtay'ın bozma kararından sonra ıslah yapılamayacağı kabul ediliyordu. Bozma sonrası ıslah talepleri reddedilmekteydi. Bu yaklaşım, Yargıtay'ın 04.02.1948 tarihli ve E:1944/10, K:1948/3 ile 06.05.2016 tarihli ve E:2015/1, K:2016/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararları gereği oluşmuştu. 2. **Yeni Yaklaşım (7251 sayılı Kanun Sonrası):** * 22.7.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 18. maddesi ile HMK 177'ye ikinci fıkra eklenmiştir. Bu yeni hükme göre: 'Yargıtayın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz.' (HMK 177/2). * Bu düzenleme ile, kanunda öngörülen şartları sağladığı takdirde, Yargıtay bozma kararından sonra ıslah yapılabilmesi mümkün hale gelmiştir. Temel şart, bozma sonrası ilk derece mahkemesinin 'tahkikata ilişkin bir işlem' yapması ve ıslahın 'tahkikat sona ermeden' yapılmasıdır. **Örnek Uygulama:** * YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ'nin 2021/5514 E., 2021/5952 K. sayılı kararında, mahkemenin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle karar vermesi hatalı bulunmuştur. Karar, bozmadan sonra tahkikata dair işlemlerin yapıldığı ve davacı vekilinin tahkikat sona ermeden ıslah dilekçesi sunduğu anlaşıldığına göre, ıslah dilekçesinde talep edilen miktarın göz önünde bulundurulması gerektiğini hükme bağlamıştır. Bu değişiklik, yargılama sürecinde ortaya çıkan yeni durumların veya bozma gerekçelerinin gerektirdiği değişikliklerin daha esnek bir şekilde yapılabilmesine olanak tanıyarak, yargılamanın daha etkin ve adil sonuçlanmasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.