Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davasında, tarafların daha önceki kusurlu davranışlarının 'af' veya 'hoşgörü' ile karşılanması halinde, bu davranışların boşanma sebebi olarak ileri sürülüp sürülemeyeceğini Yargıtay içtihatları ışığında tartışınız.
Şiddetli geçimsizlik (evlilik birliğinin temelinden sarsılması) nedeniyle boşanma davasında, eşlerin daha önceki kusurlu davranışları, eğer diğer eş tarafından 'af' veya 'hoşgörü' ile karşılanmışsa, bu davranışlar artık boşanma sebebi olarak ileri sürülemez. **Af ve Hoşgörü İlkesi:** Evlilik birliği içerisinde yaşanan olumsuz olaylar veya kusurlu davranışlar sonrasında eşlerin bir araya gelmesi, ortak hayatı sürdürmeye devam etmesi veya bu tür davranışlara rağmen evliliği devam ettirmesi, o davranışın affedildiği veya en azından hoşgörüyle karşılandığı anlamına gelebilir. Bu durumda, önceki kusurlu davranışlar, evlilik birliğini sarsan ve boşanmayı gerektiren bir sebep olarak artık nitelendirilemez. **Yargıtay İçtihatları:** * **Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2018/7927 E. sayılı kararı:** 'Erkeğe kusur olarak yüklenen fiziksel şiddet vakıasına yönelik olarak tanıklarca hamilelik sırasında gerçekleştiği söylenen fiziksel şiddet eyleminden sonra evliliğin devam ettiği, bu eylemin kadın tarafından affedildiği en azından hoşgörüldüğü, en son gerçekleştiği iddia edilen fiziksel şiddet eylemine yönelik ise tanık beyanlarının duyuma dayalı olduğundan erkeğe fiziksel şiddet vakıasının kusur olarak yüklenemeyeceği anlaşılmıştır.' Bu karar, fiziksel şiddet gibi ağır bir eylem dahi olsa, evliliğin devam etmesi halinde af veya hoşgörünün varlığını kabul etmektedir. * **Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2017/3085 E. sayılı kararı:** 'Dinlenen davalı-karşı davacı tanık beyanlarının bir kısmı, daha önce meydana gelen olaylardan sonra tarafların aynı evde birlikte yaşamaya devam ettikleri, bu halde önceki yaşanan olaylardan dolayı eşlerin birbirlerini affettiklerini veya en azından hoşgörüyle karşıladıklarını... ' kabul etmiştir. Bu karar da tarafların birlikte yaşamaya devam etmesini af veya hoşgörü karinesi olarak değerlendirmiştir. * **Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2017/3313 K. sayılı kararı:** Bu kararda, kadına yüklenen fiziksel şiddet girişiminden sonra tarafların evlilik birliğini sürdürüp birlikte yaşamaya devam etmesi nedeniyle, erkeğin bu kusurlu davranışını affettiği, en azından hoşgörüyle karşıladığı ve bu olayın davalı-davacı kadına kusur olarak yüklenemeyeceği belirtilmiştir. * **Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2018/2622 K. sayılı kararı:** 'Kadının ceza davasında şikayetten vazgeçmesi erkeği eczadan kurtarmaya yönelik olup, erkeği affettiği anlamına gelmediği gibi affın kabul edilebilmesi için kayıtsız şartsız bir irade beyanının mevcut olması ya da en azından affı gösterir fiili bir tutum ve davranışın gerçekleşmiş olması gerekmekte olup, ayrıca af olgusunu iddia edenin bunu somut delillerle ispatı lazımdır.' Bu karar, şikayetten vazgeçmenin her zaman af anlamına gelmediğini ve af iddiasının ispat gerektirdiğini açıkça vurgulamıştır. **Sonuç:** Bir eylemin af veya hoşgörü ile karşılandığının kabulü için, eşlerin birliğe devam etme iradesinin somut davranışlarla ortaya konulması gerekir. Bu durum, yargılama sırasında ileri sürülen boşanma sebeplerinin güncel ve evlilik birliğini hala sarsan nitelikte olup olmadığının değerlendirilmesinde önemli bir kriterdir.