HMK madde 176'da düzenlenen 'Islah' müessesesinde, 'zamanaşımı defi'nin ıslah yoluyla ileri sürülüp sürülemeyeceği konusundaki Yargıtay görüşünü ve bu konudaki farklılıkları açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #296330

HMK madde 176'da düzenlenen 'Islah' müessesesi, tarafların dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu veya istem sonucunu değiştirebilme imkanı sağlar. 'Zamanaşımı defi'nin ıslah yoluyla ileri sürülüp sürülemeyeceği konusunda Yargıtay içtihadı ve doktrindeki görüşler farklılık gösterir. **Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (YHGK) ve Yerleşik İçtihatlar:** YHGK, zamanaşımı definin (HUMK m. 187 kapsamında bir ilk itiraz olmayıp) maddi hukuktan kaynaklanan bir defi ve savunma aracı olduğunu kabul etmektedir. Bu defi, davanın başında, süresinde verilecek cevap dilekçesinde (veya sözlü yargılama usulünde ilk oturumda esasa girişilmeden önce) ileri sürülmelidir. Eğer zamanaşımı defi bu aşama geçildikten sonra ileri sürülürse, bu durum savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi anlamına gelir. Bu durumda, karşı tarafın izni (açık veya zımni) olmaksızın yada ıslah yoluna gidilmeksizin yapılırsa geçerli değildir. Yargıtay'ın yerleşik görüşüne göre, zamanaşımı defi, unutma veya benzeri nedenlerle davanın başında ileri sürülmemiş olabilir. Daha sonra bu durumun farkına varılırsa, **ıslah yoluyla ileri sürülebilmesi olanağının bulunduğu** kabul edilmektedir. YHGK'nın 19.02.1958 tarih ve E:4-23, K:16; 13.02.1963 tarih ve E:4-51, K:19 sayılı kararlarında da sonradan ıslah yoluyla zamanaşımı definin ileri sürülebileceği kabul edilmiştir. **YHGK'nın Daha Yeni Kararlarındaki Detaylandırma (2020/87 K., 2021/1182 K.):** Ancak, YHGK'nın 2020/87 ve 2021/1182 sayılı kararlarında, 'Cevap dilekçesinin hiç verilmemiş olması hâlinde ortada ıslah edilmesi mümkün bir usul işleminin varlığından söz edilemez' ve 'kanuni süre içinde verilmeyen cevap dilekçesinin ıslahı suretiyle zamanaşımı definin ileri sürülemeyeceği' ilkesi vurgulanmıştır. Bu, süresinde cevap dilekçesi verilmemişse veya süresi geçtikten sonra verilen cevap dilekçesine davacı itiraz etmişse, bu durumun hiç cevap verilmemiş gibi kabul edileceği ve dolayısıyla ıslahla zamanaşımı definin ileri sürülemeyeceği anlamına gelir. Kanun ile belirlenen süreler kesin olup, ıslah kaçırılmış olan süreleri geri getiren bir müessese değildir. **Farklılıklar:** * **Cevap Dilekçesi Verilmişse:** Eğer süresinde bir cevap dilekçesi verilmiş ve zamanaşımı defi bu dilekçede ileri sürülmemişse, daha sonra ıslah yoluyla bu defi ileri sürülebilir. * **Cevap Dilekçesi Hiç Verilmemişse veya Süresinde Verilmeyen İtiraz Edilmişse:** YHGK'nın 2020 ve 2021 tarihli kararlarına göre, bu durumda ıslah yoluyla zamanaşımı defi ileri sürülemez. Bu, 'usul işleminin varlığı' ve 'kanuni sürelerin kesinliği' ilkelerine dayanır. Sonuç olarak, zamanaşımı definin ıslah yoluyla ileri sürülmesi, cevap dilekçesinin süresinde verilip verilmediği ve bu dilekçede davacının itiraz edip etmediği gibi durumlara göre farklılık göstermektedir.