Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davasında, eşlerden birinin 'eşini sevmediğini veya boşanmak istediğini söylemesi' fiili evlilik birliğinin temelden sarsılmasına neden olan bir kusur olarak kabul edilir mi? Yargıtay içtihadı ışığında açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #296304

Şiddetli geçimsizlik (evlilik birliğinin temelinden sarsılması) nedeniyle boşanma davasında, eşlerden birinin diğer eşe 'eşini sevmediğini veya boşanmak istediğini söylemesi' fiili, evlilik birliğinin temelini sarsan ve boşanmaya neden olan önemli bir kusurlu davranış olarak kabul edilmektedir. **Hukuki Değerlendirme:** Evlilik, temelinde sevgi, saygı, karşılıklı bağlılık ve ortak bir yaşam kurma iradesi bulunan bir toplumsal ilişkidir. Eşlerden birinin diğerine açıkça 'sevmediğini' veya 'boşanmak istediğini' ifade etmesi, bu temel değerleri doğrudan ihlal eder. Bu tür bir beyan, diğer eşin kişilik haklarına saldırı niteliğinde olup, eşler arasındaki duygusal bağı koparır, güveni sarsar ve ortak hayatın sürdürülmesini çekilmez hale getirir. Bu beyanların üçüncü kişiler önünde yapılması durumunda ise kusur daha da ağırlaşabilir. **Yargıtay İçtihadı Örnekleri:** * **YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ'nin 2017/3345 K. sayılı kararı:** Bu kararda, 'Kadının eşinin sevmediğini söylemesi evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olur' şeklinde net bir hüküm kurulmuştur. Bu, eşlerden birinin sevgisizliğini açıkça dile getirmesinin tek başına boşanma sebebi olabileceğini göstermektedir. * **Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2018/8685 K. sayılı kararı:** Bu karar, konuyu daha detaylı ele almıştır: * **Olay:** Davacı kadının, eşinin akrabasına, eşinden boşanmak istediğini 'benim adımı çıkarın benim sevdiğim var' dediği anlaşılmıştır. * **Yargıtay Değerlendirmesi:** Kararda, bu tür ifadelerin davacı kadının kusurlu olduğunu gösterdiği ve evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olduğu belirtilmiştir. Ayrıca, davalı erkeğin askerdeyken eşini arayıp eve dönmesini istemesinin, 'barışma müzakeresi niteliğinde olup, kadından kaynaklanan kusurların affedildiği ya da hoşgörü ile karşılandığını gösterecek nitelikte olmadığı' da vurgulanmıştır. Bu, kusurlu beyanların önemini ve sonradan barışma çabalarının her zaman affetme anlamına gelmeyeceğini göstermektedir. **Sonuç:** Yargıtay'ın istikrarlı uygulamalarına göre, eşlerden birinin diğerine veya üçüncü kişilere eşini sevmediğini veya boşanmak istediğini beyan etmesi, evlilik birliğinin temelini derinden sarsan ve boşanma davasında kusur olarak kabul edilen önemli bir fiildir. Bu tür beyanlar, evlilik bağının fiilen sona erdiğini ve ortak hayatın çekilmez hale geldiğini gösterir.