HMK madde 125'te düzenlenen 'dava konusunun devri' ilkesi, bir dava dosyasındaki usuli hataların düzeltilmesinde ve taraf değişikliğinde nasıl bir rol oynar? Özellikle 'taraf teşkilinin sağlanması' kavramı bağlamında Yargıtay kararlarından örneklerle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #296286

HMK madde 125'te düzenlenen 'dava konusunun devri' ilkesi, bir dava dosyasındaki usuli hataların düzeltilmesi ve taraf değişikliğinde merkezi bir rol oynar. Bu ilke, özellikle davanın doğru taraflar arasında yürütülmesini ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edilmemesini sağlamayı amaçlar. **Dava Konusunun Devri ve Taraf Değişikliği:** * **Davalı Tarafın Devri (HMK 125/1):** Davalı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devrettiğinde, davacı dilerse yeni malike karşı davaya devam edebilir. Bu durumda, yeni malik davalı sıfatını kazanır ve davalı taraf değişikliği gerçekleşir. * **Davacı Tarafın Devri (HMK 125/2):** Davacı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devrettiğinde, devralan kişi otomatik olarak (ipso iure) davacı sıfatını kazanır ve eski davacı yerine geçer. Bu durumda da davacı taraf değişikliği gerçekleşir. **'Taraf Teşkilinin Sağlanması' Kavramı Bağlamında Rolü:** 'Taraf teşkilinin sağlanması' (doğru ve eksiksiz taraf oluşumu), medeni usul hukukunda yargılamanın sağlıklı ilerlemesi için vazgeçilmez bir dava şartıdır. HMK 125, dava konusunun devriyle birlikte meydana gelen taraf değişikliklerinin yargılamaya doğru şekilde yansıtılmasını ve dolayısıyla taraf teşkilinin sağlanmasını emreder. Eğer taraf teşkil edilmezse, yargılama usulen hatalı olur ve hüküm bozulabilir. **Yargıtay Kararlarından Örnekler:** 1. **Ortaklığın Giderilmesi Davasında Davacı Tarafının Devri:** * YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ'nin 2017/16289 E., 2017/17592 K. sayılı kararında, ortaklığın giderilmesi davasında davacıların hisselerini dava dışı şahıslara devrettikleri görülmüştür. Yargıtay, HMK 125/2 maddesine göre, 'davanın açılmasından sonra, dava konusunun davacı tarafından devredilecek olması halinde, devralmış olan kişinin, görülmekte olan davada davacı yerine geçeceği ve davanın kaldığı yerden itibaren devam edeceği düzenlendiğinden, Mahkemece davacı sıfatıyla yeni maliklere davanın ihbar edilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin bir kısım davacıların malik olmadığı gerekçelerine yer verilmesi doğru görülmemiştir.' denilmiştir. Kararda, 'Mahkemece, öncelikle davada taraf teşkilinin sağlanması, HMK'nun 125/2. maddesinde belirtilen hükümlerin göz önünde bulundurulması' gerektiği vurgulanmıştır. 2. **Kamulaştırmasız El Atma Davasında Davacı Tarafının Devri:** * YARGITAY 18. HUKUK DAİRESİ'nin 2016/10288 E., 2016/10719 K. sayılı kararında, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında, dava konusu taşınmazın mahkeme karar tarihinden önce davacı tarafından satıldığı anlaşılmıştır. Yargıtay, 'HMK’nun 125/2 maddesinde, 'Davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder' hükmü yer almaktadır. Bu nedenle, kamulaştırmasız el koyulan taşınmaz bedelinin tahsili talebi yönünden yeni malik olan ...‘in davacı sıfatı kazanması gerektiği dikkate alınarak... kararın bozulması gerekir.' hükmünü kurmuştur. Bu kararlar, dava konusu devredildiğinde, mahkemenin eski taraflarla yetinmeyip, HMK 125 uyarınca yeni malikleri (veya devralanları) davaya dahil ederek 'taraf teşkilini sağlaması' ve yargılamayı doğru taraflarla sürdürmesi gerektiğini açıkça göstermektedir. Bu, yargılamanın geçerliliği ve adil yargılanma hakkı açısından hayati öneme sahiptir.