HMK madde 176'da düzenlenen 'Islah' müessesesinin, dava dilekçesinde talep edilmeyen 'manevi tazminat' veya 'itirazın kaldırılması' gibi yeni taleplerin davaya dahil edilmesinde sınırları nelerdir? İlgili Yargıtay içtihatları ışığında değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #296261

HMK madde 176 ve devamı maddelerinde düzenlenen ıslah, tarafların dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu veya istem sonucunu değiştirebilme imkanı sağlar. Ancak, ıslahın kapsamı sınırsız değildir ve yargılaması devam eden bir dava içinde tamamen yeni bir talep veya dava konusu oluşturmaya olanak tanımaz. **1. Manevi Tazminat Talebinin Islahla Eklenmesi:** * **Sınırlama:** Dava dilekçesinde hiç talep edilmemiş bir manevi tazminat isteminin, ıslah yoluyla davaya eklenmesi kural olarak mümkün değildir. Islah, var olan bir davanın konusunu genişletmek veya değiştirmek için kullanılır, ancak dava konusu edilmemiş, tamamen yeni bir talep için kullanılamaz. Manevi tazminat, harca tabi ayrı bir dava konusu niteliğindedir. * **İlgili İçtihat:** YARGITAY 21. HUKUK DAİRESİ'nin 2016/11587 E., 2017/2491 K. sayılı kararı bu durumu netleştirmiştir. Kararda, 'Dava dilekçesinde bulunmayan manevi tazminat istemi ıslah yoluyla davaya eklenemez' denilerek, manevi tazminat istemine ilişkin olarak ayrı bir dava açılması gerektiği, ıslahla ikinci bir davanın açılması olanağının bulunmadığı vurgulanmıştır. **2. İtirazın Kaldırılması Talebinin Islahla Eklenmesi:** * **Sınırlama:** İcra takibine dayalı olarak açılan bir tahliye davasına (veya başka bir dava türüne), itirazın kaldırılması talebinin ıslah yoluyla eklenmesi de kural olarak mümkün değildir. Tahliye davası ile itirazın kaldırılması davası farklı hukuki nitelikte ve usulde davalar olup, ıslah bir dava türünü diğerine dönüştürmez veya tamamen yeni bir dava konusu yaratmaz. * **İlgili İçtihat:** YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ'nin 2017/4267 E., 2017/17637 K. sayılı kararında, 'Davacı alacaklı tahliye olan ilk davasına, itirazın kaldırılması davasını ıslah yoluyla ekleyemez' hükmü kurulmuştur. Benzer şekilde YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİ'nin 2016/7352 E., 2016/5694 K. sayılı kararı da itirazın kaldırılması talebi olan ilk davaya, tahliye davasının ıslah yoluyla eklenemeyeceğini belirtmiştir. **3. Tapu İptal ve Tescil Talebine Menfi Tespit ve Takibin İptali Taleplerinin Eklenmesi:** * **Sınırlama:** Tapu iptal ve tescil davası, taşınmazın aynına ilişkin bir dava iken, menfi tespit ve takibin iptali davası borç ilişkisine ve icra takibine ilişkindir. Bu iki dava türü, konuları ve hukuki nitelikleri itibarıyla birbirinden tamamen farklıdır. * **İlgili İçtihat:** YARGITAY 1. HUKUK DAİRESİ'nin 2018/249 E., 2018/11336 K. sayılı kararında, 'Tapu iptal ve tescil talebine ıslah yoluyla menfi tespit ve takibin iptali taleplerinin eklenmesi mümkün değildir' hükmü kurulmuştur. Kararda, ıslahın dava konusu olmayan bir istemi dava kapsamına almasının yasal olarak mümkün olmadığı vurgulanmıştır. **Genel Prensip:** Islah, 'usulüne uygun açılmış bir davanın' varlığını ve onun kapsamının 'genişletilmesi veya değiştirilmesini' gerektirir, 'yeni bir davanın' açılmasını sağlamaz. Dava dilekçesinde hiç bulunmayan ve ayrı bir dava konusu niteliğinde olan bir talep, ıslah yoluyla davaya dahil edilemez. Bu durum, 'taleple bağlılık ilkesi' (HMK 26) ve yargılamanın düzeni açısından önem taşır.