Şiddetli geçimsizlik nedeniyle açılan bir boşanma davasında, tarafların ikisinin de birbirlerine hakaret ettiği ve birlik görevlerini ihmal ettiği durumlarda, kusur oranlaması nasıl yapılır ve bu durum tazminat ve nafaka taleplerini nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #296237

Bu durumda mahkeme, tarafların sergilediği kusurlu davranışların ağırlığını ve evlilik birliğinin sarsılmasına olan etkisini karşılaştırarak bir kusur oranlaması yapar. Eğer her iki tarafın davranışları (hakaret, ihmal vb.) benzer ağırlıkta ise, mahkeme tarafların 'eşit kusurlu' olduğuna karar verebilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2016/4295 sayılı kararında erkeğin kumar oynaması ve hakaret etmesi ile kadının güven sarsıcı davranışları gibi karşılıklı kusurlar değerlendirilmiştir. Kusur oranlamasının sonuçları şöyledir: 1) Boşanma Kararı: Eşit kusur halinde, her iki tarafın da boşanma davası açma hakkı vardır ve mahkeme boşanmaya karar verir. 2) Maddi ve Manevi Tazminat (MK m. 174): Eşit kusur durumunda, 'daha az kusurlu olma' şartı gerçekleşmediği için, hiçbir taraf diğerinden maddi veya manevi tazminat talep edemez. Her iki tarafın da tazminat talepleri reddedilir. 3) Yoksulluk Nafakası (MK m. 175): Eşit kusurlu olan taraf, 'kusuru daha ağır olmamak' şartını sağladığı için, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecekse diğer taraftan yoksulluk nafakası talep edebilir. Nafaka yükümlüsünün de mali gücünün yeterli olması gerekir.