CMK m. 211'de düzenlenen 'duruşmada okunmasıyla yetinilebilecek belgeler' kuralı ile CMK m. 212'deki 'tanığın önceki ifadesinin okunması' kuralı arasındaki temel fark ve ilişki nedir? Bir tanığın soruşturma ifadesi, m. 211 kapsamında duruşmada okunabilir mi?
Bu iki kural arasında amaç ve kapsam açısından temel bir fark vardır. CMK m. 211, duruşmaya getirilmesi zor veya uygun olmayan bazı kişilerin (örneğin, tanıklıktan çekinmiş olan tanık, uzakta bulunan tanık, ölmüş veya akıl hastalığına tutulmuş tanık) daha önce alınmış ifadelerinin, duruşmada 'delil olarak' okunabileceğini düzenler. Burada amaç, ulaşılamayan tanığın beyanını delil olarak dosyaya kazandırmaktır. CMK m. 212 ise, duruşmada 'hazır bulunan' bir tanığın ifadesine ilişkindir. Burada amaç, tanığın önceki ifadesini delil olarak okumak değil, onun hafızasını tazelemek (m. 212/1) veya duruşmadaki beyanıyla önceki beyanı arasındaki çelişkiyi gidermek (m. 212/2) için bir araç olarak kullanmaktır. Dolayısıyla, duruşmaya gelen ve ifade veren bir tanığın soruşturma ifadesi, CMK m. 211 kapsamında delil olarak okunamaz. Onun ifadesi, ancak CMK m. 212'deki şartlar (unutma veya çelişki) varsa, bu amaçlarla sınırlı olarak okunabilir. Bu ayrım, ceza muhakemesinin sözlülük ve vasıtasızlık ilkelerinin bir gereğidir.