Boşanma davasında, tarafların evlilik birliği sona ermeden başka kişilerle birlikte yaşamaya başlaması, kusur dağılımını nasıl etkiler? Bir tarafın fiziksel şiddet uygulaması, diğer tarafın sadakatsizliğinden daha ağır bir kusur olarak mı değerlendirilir?
Her iki davranış da (fiziksel şiddet ve sadakatsizlik) evlilik birliğini temelinden sarsan ağır kusurlardır. Yargıtay, genellikle fiziksel şiddeti, diğer kusurlara göre daha ağır bir kusur olarak kabul etme eğilimindedir. Ancak, her somut olayın kendi özel koşulları içinde değerlendirilmesi gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/1093 sayılı kararında, 'erkeğin bir başka kadınla ilişki kurduğu, hatta onunla birlikte yaşayarak sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, davalı kadına şiddet uyguladığı', buna karşılık 'kadının da evlilik birliği sona ermeden başka erkeklerle birlikte olduğu' tespit edilmiştir. Bu durumda mahkeme, tarafları eşit kusurlu bulmuştur. Ancak Yargıtay, erkeğin hem sadakatsiz hem de fiziksel şiddet uygulayan taraf olması nedeniyle 'daha ağır kusurlu' olduğunu kabul etmiştir. Bu karar, sadakatsizlik eylemi her iki tarafta da bulunsa bile, buna ek olarak fiziksel şiddet uygulayan tarafın kusurunun diğerinden daha ağır olduğunu göstermektedir. Kusur dağılımı, sergilenen tüm kusurlu davranışların bir bütün olarak tartılmasıyla yapılır.