6100 sayılı HMK'ya göre, mahkemenin görevsizlik kararı vermesi için dilekçelerin karşılıklı verilmesi zorunluluğunu ortadan kaldıran bir hüküm var mıdır? Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2015/1097 K. sayılı kararındaki karşı oy, bu konuda hangi HMK maddelerine dayanarak farklı bir sonuca ulaşmıştır?
Karardaki çoğunluk görüşüne göre, böyle bir hüküm yoktur ve görevsizlik kararı için dilekçelerin teatisinin tamamlanması şarttır. Ancak, karardaki karşı oy, bu görüşe katılmamaktadır. Karşı oy'un farklı sonuca ulaşmasının temel dayanakları şunlardır: 1) HMK m. 115/1: 'Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.' Karşı oya göre, bu hüküm, mahkemeye henüz taraf teşkili sağlanmadan, 'tensip aşamasında' dahi görev durumunu inceleme ve görevsizlik kararı verme yetkisi tanır. 2) HMK m. 137 ve 138: Bu maddelerdeki ön incelemede dava şartlarının inceleneceği düzenlemesi, incelemenin en erken ne zaman yapılacağına dair bir sınır değil, 'en geç' ne zaman yapılması gerektiğini gösterir. 3) Usul Ekonomisi: Davanın en başından görevli mahkemeye gitmesi, taraflar için daha teminatlıdır ve gereksiz usuli işlemlerin yapılmasını önler. Karşı oya göre, HMK m. 115'teki 'davanın her aşaması' ifadesi, dilekçeler teatisi öncesini de kapsar ve bu nedenle mahkemenin tensiben görevsizlik kararı vermesi hukuka uygundur. Bu görüş, usul ekonomisi ilkesini ve dava şartlarının re'sen gözetilmesi prensibini daha ön planda tutmaktadır.