Boşanma davasında taraflardan birinin 'aşırı kıskançlık' göstermesi ve eşine 'çirkin iftiralarda' bulunması, Yargıtay tarafından nasıl bir kusur olarak nitelendirilmektedir? Bu tür bir davranış, kusur dengesini nasıl etkiler? (Bkz: Y2HD-K.2013/9456)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #296227

Aşırı kıskançlık ve buna bağlı olarak eşe iftira atmak, Yargıtay tarafından ağır bir kusur olarak nitelendirilmektedir. Kıskançlığın makul ve hayatın olağan akışına uygun bir düzeyde olması evliliklerde görülebilir. Ancak bunun, sürekli şüphe, takip, sosyal hayatı kısıtlama gibi davranışlara ve özellikle de eşin sadakatine yönelik asılsız, onur kırıcı ve 'çirkin iftiralara' dönüşmesi, evlilik birliğini temelinden sarsan ve diğer eş için ortak hayatı çekilmez kılan bir psikolojik şiddet türüdür. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2013/9456 sayılı kararında, kadının eşine hakaret etmesine karşılık, kocanın 'aşırı kıskançlık gösterip, eşine çirkin iftiralarda bulunduğu, sebepsiz kavga çıkararak küfür ve hakaretler ettiği' tespit edilmiştir. Yargıtay, bu durumda kocanın davranışlarını daha ağır bulmuş ve 'davacı kadının az, davalı kocanın daha ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekmektedir' sonucuna varmıştır. Bu karar, psikolojik şiddetin ve iftiranın, kusur derecelendirmesinde ne kadar önemli bir faktör olduğunu göstermektedir.