Boşanma davasında, davalı kocanın eşine 'Ailesinin baskısı ile maddi durumu iyi olduğu için evlendiğini ve resmiyette karımsın, Allah için karım değilsin' demesi, Yargıtay tarafından nasıl bir davranış olarak nitelendirilmiş ve hangi sonuca yol açmıştır? (Bkz: Y2HD-K.2014/11368)
Bu sözler, Yargıtay tarafından 'aşağılayıcı sözler' ve 'kadının kişilik haklarına saldırı' olarak nitelendirilmiştir. Bu niteleme, boşanmanın fer'i sonucu olan manevi tazminat açısından kritik öneme sahiptir. MK m. 174/2'ye göre, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat isteyebilir. Bir eşin diğerine, onunla sevgiden değil de maddi çıkarlar için evlendiğini söylemesi, evliliğin manevi temelini inkar etmesi ve onu 'sadece resmiyette eş' olarak gördüğünü ifade etmesi, diğer eşin onurunu, gururunu ve saygınlığını hedef alan, onu derinden yaralayan ve küçük düşüren bir davranıştır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2014/11368 sayılı kararında, kocanın bu sözlerinin, kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu kabul edilmiş ve bu nedenle kadın yararına manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu, sözlü şiddetin de en az fiziksel şiddet kadar ağır bir kusur ve kişilik hakkı ihlali sayıldığını gösterir.