Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davasında, tanık beyanlarının 'duyuma dayalı' olması, bu beyanların delil değerini nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #296213

Ceza yargılamasından farklı olarak, boşanma davalarında 'duyuma dayalı' tanık beyanları tamamen değersiz sayılmaz, ancak delil değerleri oldukça zayıftır. Bir tanığın, bizzat görmediği veya duymadığı, başkasından (genellikle davanın taraflarından birinden) duyduğu bir olayı anlatması 'duyuma dayalı beyan'dır. Yargıtay, bu tür beyanların tek başına kusurun ispatı için yeterli olmadığını, mutlaka başka somut ve görgüye dayalı delillerle desteklenmesi gerektiğini istikrarlı bir şekilde vurgulamaktadır. Örneğin, bir tanığın 'Arkadaşım Ayşe, kocasının kendisine şiddet uyguladığını anlattı' şeklindeki beyanı, tek başına kocanın şiddet uyguladığını ispatlamaz. Ancak bu beyan, bir adli tıp raporu veya olayı bizzat gören başka bir tanığın beyanı ile desteklenirse anlam kazanır. Y2HD-K.2018/7927 sayılı kararda da, 'en son gerçekleştiği iddia edilen fiziksel şiddet eylemine yönelik ise tanık beyanlarının duyuma dayalı olduğu' gerekçesiyle bu olgunun erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği belirtilmiştir. Dolayısıyla, duyuma dayalı beyanlar, birer 'ipucu' niteliğinde olup, hükme esas alınabilmeleri için mutlaka somut delillerle teyit edilmeleri gerekir.