Bir trafik kazası sonucu açılan tazminat davasında, zararın başlangıçta tam olarak belirlenememesi, davayı 'belirsiz alacak davası' yapar mı? Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2014/17659 sayılı kararında bu konu nasıl değerlendirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #296211

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2014/17659 sayılı kararında, ticari bir araçta meydana gelen değer kaybı ve kazanç kaybına ilişkin bir tazminat davasının 'belirsiz alacak davası' olmadığı belirtilmiştir. Kararda, 'zararın tespiti aşağı yukarı tahmin edilebilir niteliktedir. Belirsiz alacak değildir.' denilmektedir. Bu görüşe göre, davacının, davanın başında alacağının miktarını tam olarak bilememesi, her durumda davanın belirsiz alacak davası olarak nitelendirilmesi için yeterli değildir. Alacağın belirsiz sayılabilmesi için, davacının gerekli dikkat ve özeni göstermesine rağmen, alacağın miktarını veya değerini belirlemesinin kendisinden 'objektif olarak' beklenememesi gerekir. Trafik kazalarında, zararın tespiti genellikle bir bilirkişi incelemesini gerektirse de, davacının zararı yaklaşık olarak tahmin edip, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak bir kısmi dava açması mümkündür. Bu nedenle Yargıtay, bu tür bir davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, kısmi dava olarak açılması gerektiğini ve bu durumda da ıslah için fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması gerektiğini (bu karar açısından) belirtmiştir.