TCK m. 87/1-d'de düzenlenen 'yaşamını tehlikeye sokan bir durum' ile TCK m. 87/4'te düzenlenen 'ölüm meydana gelmesi' arasındaki temel fark nedir? Bir yaralamanın yaşamsal tehlike oluşturması, failin kastının öldürmeye yönelik olduğunu gösterir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #296206

İki durum arasındaki temel fark, neticenin kendisidir. 'Yaşamını tehlikeye sokan bir durum' (TCK m. 87/1-d), yaralanmanın niteliği itibarıyla (örneğin, iç kanama, pnömotoraks, batına nafiz yaralanma) mağdurun hayati fonksiyonlarının ciddi bir risk altına girdiği, ancak ölümün gerçekleşmediği bir durumu ifade eder. Bu, kasten yaralama suçunun nitelikli bir halidir. 'Ölüm meydana gelmesi' (TCK m. 87/4) ise, yaralama eylemi sonucunda ölüm neticesinin fiilen gerçekleştiği, neticesi sebebiyle ağırlaşmış bir suç halidir. Bir yaralamanın yaşamsal tehlike oluşturması, tek başına failin kastının öldürmeye yönelik olduğunu göstermez. Yargıtay, öldürme kastının varlığını belirlerken, yaşamsal tehlikenin yanı sıra, darbe sayısı, kullanılan aletin niteliği, vurulan bölge ve failin olaydan sonraki davranışları gibi birçok kriteri birlikte değerlendirir. Tek bir darbe ile yaşamsal tehlike yaratıp eylemine son veren bir failin kastının, genellikle yaralamaya yönelik olduğu kabul edilir. (Bkz: Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Karar: 2015/1665)