Bir kasten yaralama olayında, sanığın hem kemik kırığına hem de diş kırığına neden olması halinde, ceza tayininde her iki yaralanma türü nasıl dikkate alınmalıdır? Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2017/429 K. sayılı kararı bu konuda nasıl bir yol göstermiştir?
Bu durumda ceza tayini, her iki yaralanmanın hukuki niteliği ayrı ayrı değerlendirilerek yapılır. 1) Kemik Kırığı: Bu durum, TCK m. 87/3 uyarınca nitelikli bir haldir. TCK m. 86'ya göre belirlenen temel ceza, bu fıkra uyarınca kırığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre yarı oranına kadar artırılır. 2) Diş Kırığı: Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre diş kırığı, kemik kırığı sayılmaz ve TCK m. 87/3 kapsamında bir artırım nedeni değildir. Ancak diş kırığı, 'basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek' nitelikte bir yaralanma kabul edilir (TCK m. 86/1). Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2017/429 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, sanığın eyleminin ayrıca diş kırığına da neden olması, TCK m. 61 uyarınca 'meydana gelen zararın ağırlığı' kapsamında, temel cezanın alt sınırdan uzaklaştırılarak belirlenmesinde bir ölçüt olarak dikkate alınmalıdır. Yani, diş kırığı için TCK m. 87/3 gibi özel bir artırım yapılmaz, ancak temel cezanın miktarının tayininde sanık aleyhine bir ağırlaştırıcı sebep olarak değerlendirilir.