HMK m. 125/2 uyarınca dava konusunu devralan yeni malikin, eski davacının tutuklulukta geçirdiği sürelerin mahsubunu talep etmesi gibi, devredenin şahsına bağlı hakları da devraldığı söylenebilir mi? Bu durumun TCK m. 63 (mahsup) uygulaması açısından analizi nasıl yapılır?
Hayır, devraldığı söylenemez. HMK m. 125/2 uyarınca devralan kişi, sadece 'dava konusu olan hakkı' devralır ve bu hakka bağlı olarak 'davacı' sıfatını kazanır. Ancak bu devir, devredenin şahsına sıkı sıkıya bağlı olan hakları veya durumları kapsamaz. TCK m. 63'e göre cezanın mahsubu, 'hükümlü' olan şahsın, başka bir suçtan veya aynı suçtan dolayı hürriyeti kısıtlandığı takdirde, bu sürelerin cezasından indirilmesini sağlayan şahsi bir haktır. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2018/11336 sayılı kararında, tapu iptali davasıyla bağlantılı bir ceza davasında, davacının tutuklu kaldığı sürelerin mahsubu talep edilmiştir. Eğer bu davacı, dava konusunu bir başkasına devretseydi, devralan yeni davacı, kendisi tutuklu kalmadığı için devredenin tutukluluk süresinin mahsubunu talep edemezdi. Mahsup, hakkı devredenin kişisel durumuyla ilgili bir ceza hukuku kurumudur ve dava konusunun devriyle birlikte devralana geçmez. Hukuki halefiyet, sadece dava konusu hak ve buna bağlı usuli yetkilerle sınırlıdır.