Şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davasında, tarafların birinin kusurunu ispatlamak için sunulan delillerin (örneğin tanık beyanları), 'sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibaret' olması, Yargıtay tarafından nasıl değerlendirilir? (Bkz: Y2HD-K.2017/3085)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #296200

Boşanma davalarında, tarafların kusur iddialarını somut ve inandırıcı delillerle ispatlamaları gerekir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2017/3085 sayılı kararında, tanık beyanlarının niteliği bu açıdan değerlendirilmiştir. Kararda, dinlenen tanık beyanlarının bir kısmının, affedilmiş veya hoşgörüyle karşılanmış eski olaylara ilişkin olduğu, diğer bir kısmının ise 'Türk Medeni Kanunun 166/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibaret' olduğu tespit edilmiştir. Bu, tanıkların soyut, genel geçer, duyuma dayalı veya olayın nedenini ve nasıl gerçekleştiğini açıklamaktan uzak beyanlarının, kusurun ispatı için yeterli kabul edilmeyeceği anlamına gelir. Delillerin, hakimde evlilik birliğinin çekilmez hale geldiğine dair bir kanaat oluşturacak somutlukta ve güvenilirlikte olması gerekir. Soyut ve inandırıcılıktan uzak beyanlara dayanılarak boşanma kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.