HMK'da düzenlenmemesine rağmen, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2011/70 K. sayılı kararında, 'sonradan ıslah yoluyla zamanaşımı definin ileri sürülebileceği' kabul edilmiştir. Bu kabulün teorik dayanağı nedir ve ön şartı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #296194

Bu kabulün teorik dayanağı, zamanaşımının bir 'ilk itiraz' (HMK m. 116) olmaması, maddi hukuka dayanan bir 'defi' (savunma aracı) olmasıdır. İlk itirazlar, sadece cevap dilekçesinde ileri sürülebilir ve bu süre kaçırılırsa bir daha ileri sürülemez. Islahla bile sonradan ileri sürülmeleri mümkün değildir. Ancak zamanaşımı bir defi olduğu için, savunmanın bir parçasıdır. Savunma ise, iddia gibi, ıslah yoluyla genişletilebilir veya değiştirilebilir. Dolayısıyla, davalı, süresinde verdiği cevap dilekçesinde zamanaşımı defini ileri sürmeyi unutmuşsa, sonradan cevap dilekçesini ıslah ederek bu defiyi davaya dahil edebilir. Yargıtay HGK'nın kararında da bu mantık benimsenmiştir. Ancak bu olanağın kullanılabilmesinin mutlak ön şartı, davalının kanuni süresi içinde usulüne uygun bir cevap dilekçesi vermiş olmasıdır. Eğer davalı süresinde cevap dilekçesi vermemişse, ortada ıslah edilebilecek bir usul işlemi olmadığından, sonradan ıslahla zamanaşımı defini ileri süremez (Bkz: YHGK - Karar: 2021/1182).