CMK m. 212/2 uyarınca, tanığın duruşmadaki ifadesi ile önceki ifadesi arasında çelişki bulunduğunda, önceki ifadenin okunarak çelişkinin giderilmeye çalışılması ne anlama gelir? Bu işlem tanığa telkin niteliğinde olabilir mi?
Bu işlem, mahkeme başkanının veya hakimin, tanığa soruşturma aşamasında verdiği ifadeyi (veya ifadenin çelişkili kısmını) okuyarak, 'Duruşmada farklı bir beyanda bulundunuz, daha önce ise bu şekilde ifade vermiştiniz. Bu çelişkinin sebebi nedir? Hangi ifadeniz doğrudur?' şeklinde sorular yönelterek, tanığın hafızasını tazelemesini ve gerçeği söylemesini sağlamaya çalışmasıdır. Amaç, tanığın iradesini baskı altına almak değil, maddi gerçeği ortaya çıkarmaktır. Ancak bu işlem, dikkatli bir şekilde yapılmalıdır. CMK m. 212'nin gerekçesinde de bu tehlikeye işaret edilerek, 'Ancak, bu çabanın tanığın serbest iradesini zedeleyecek telkin niteliğinde olmaması gerekir' denilmiştir. Yani hakim, tanığı önceki ifadesini kabule zorlayacak, 'Neden yalan söylüyorsun, doğrusu bu değil mi?' gibi yönlendirici ve baskıcı bir üslup kullanmamalıdır. Sadece çelişkiyi ortaya koyup, tanığın bu çelişkiyi serbest iradesiyle açıklamasını istemelidir.