Bir kasten yaralama fiilinde, kullanılan sopanın 'silah' sayılıp sayılmayacağı (TCK m. 86/3-e) nasıl belirlenir? Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2014/29976 K. sayılı kararında, mahkemenin bu konudaki tereddüdü neden hukuka aykırı bulunmuştur?
TCK m. 6/1-f-4'e göre, 'saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli her türlü kesici, delici veya bereleyici alet' ile 'saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırıda kullanılmaya elverişli diğer şeyler' silah sayılır. Bir sopanın silah sayılıp sayılmayacağı, onun yapılış amacına değil, 'fiilen saldırıda kullanılmaya elverişli' olup olmadığına ve olaydaki kullanım şekline göre belirlenir. Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2014/29976 K. sayılı kararında, mahkemenin 'söz konusu sopanın madde 6 anlamında silahtan sayılıp sayılmayacağı hususunda tereddüt hasıl olduğu' şeklindeki gerekçesi hukuka aykırı bulunmuştur. Çünkü Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, yaralama eyleminde kullanılan bir sopa, niteliği gereği saldırıda kullanılmaya elverişlidir ve silah sayılır. Mahkemenin, bu açık hukuki durum karşısında tereddüde düşmesi ve sopanın silah niteliğinde olmadığını varsayarak eylemi basit yaralama kabul edip şikayetten vazgeçme nedeniyle davayı düşürmesi, yasal olmayan ve yetersiz bir gerekçedir. Mahkeme, sopanın silah olduğunu kabul edip, suçun şikayete tabi olmadığını gözeterek yargılamaya devam etmeliydi.