HMK m. 125/2, dava konusunun devri halinde devralanın davacı yerine geçeceğini öngörür. Kamulaştırmasız el atma nedeniyle bedel davası devam ederken davacının ölmesi ve taşınmazın mirasçılarına intikal etmesi durumunda, bu hüküm uygulanır mı? Mirasçıların davadaki konumu ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #296185

Dava devam ederken davacının ölmesi, HMK m. 125 kapsamında bir 'devir' değildir. Bu durum, 'külli halefiyet' ilkesi gereğince, davanın tarafı olan kişinin hak ve borçlarının kanun gereği mirasçılarına geçmesi anlamına gelir. Bu, HMK m. 55'te düzenlenen 'dava ehliyeti' ve 'taraf ehliyeti' ile ilgili bir durumdur. Davacının ölümü üzerine, dava kendiliğinden durur. Mirasçıları, veraset ilamını dosyaya sunarak davaya devam etmek istediklerini bildirene kadar yargılamaya devam edilemez. Mirasçılar, davaya 'davacı' sıfatıyla, hep birlikte (iştirak halinde mülkiyet nedeniyle) veya bir tereke temsilcisi aracılığıyla devam ederler. Burada HMK m. 125'teki gibi bir seçimlik hak veya devralanın devredenle müteselsil sorumluluğu gibi durumlar söz konusu olmaz. Mirasçılar, ölen davacının hukuki halefi olarak, onun hak ve yükümlülükleriyle birlikte davayı devralmış olurlar. Dolayısıyla, bu durum HMK m. 125'e değil, miras hukukunun genel ilkeleri ve HMK'nın taraf ehliyetine ilişkin hükümlerine tabidir.