Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre 'hukuka aykırı arama' ile elde edilen delillerin akıbeti ne olur? YCGK 2019/439 sayılı kararı, bu delillerin hükme esas alınıp alınamayacağı konusunda Anayasa ve CMK'nın hangi maddelerine atıfta bulunmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #296182

Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre, hukuka aykırı arama sonucu elde edilen deliller 'hükme esas alınamaz'. Bu, 'delil yasakları' olarak bilinen temel bir ceza muhakemesi ilkesidir. YCGK 2019/439 sayılı kararında, bu ilkenin dayanakları olarak şu maddelere atıfta bulunulmuştur: 1) Anayasa m. 38/6: 'Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez.' Bu, delil yasaklarının anayasal temelidir. 2) CMK m. 206/2-a: Duruşmada, 'kanuna aykırı olarak elde edilmişse' delilin ortaya konulmasının reddedileceğini düzenler. 3) CMK m. 217/2: 'Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.' Bu hüküm, ispatın ancak hukuka uygun delillerle yapılabileceğini, dolayısıyla hukuka aykırı delillerin ispat aracı olamayacağını belirtir. 4) CMK m. 230/1-b: Mahkumiyet hükmünün gerekçesinde, 'hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi' gerektiğini belirterek, bu delillerin hükümden dışlanmasını zorunlu kılar. 5) CMK m. 289/1-i: Hükmün 'hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanması' halini, mutlak bir hukuka aykırılık ve kanuna kesin aykırılık (temyiz) sebebi olarak sayar. Bu hükümler bir bütün olarak, hukuka aykırı delillerin yargılamanın hiçbir aşamasında kullanılamayacağını emreder.