HMK m. 179/1, 'ıslah, bunu yapan tarafın teşmil edeceği noktadan itibaren, bütün usul işlemlerinin yapılmamış sayılması sonucunu doğurur' der. Bu hükmün zamanaşımı def'inin ıslahla ileri sürülmesi üzerindeki etkisi nedir? Yargıtay HGK'nın 2011/70 K. sayılı kararı bu konuyu nasıl ele almıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #296179

Bu hüküm, ıslahın geriye dönük etkisini ifade eder ve zamanaşımı def'inin ıslahla ileri sürülmesine olanak tanır. Savunmanın genişletilmesi yasağı başladıktan sonra, davalı zamanaşımı defini ileri süremez. Ancak davalı, süresinde verdiği cevap dilekçesini ıslah ederek, zamanaşımı defini sonradan davaya dahil edebilir. HMK m. 179/1 uyarınca ıslah yapıldığında, sanki zamanaşımı defi en başta, süresinde verilmiş cevap dilekçesinde yer alıyormuş gibi hukuki sonuç doğurur. Islah, önceki eksik veya hatalı usul işlemini (zamanaşımı defini içermeyen cevap dilekçesini) geçersiz kılar ve yerine yeni, düzeltilmiş işlemi (zamanaşımı defini içeren ıslah edilmiş savunmayı) ikame eder. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1086 sayılı HUMK döneminde verdiği 2011/70 K. sayılı kararında da bu ilke benimsenmiş ve 'zamanaşımı definin, unutma veya benzeri nedenlerle, davanın başında ileri sürülmemiş olabilir. Daha sonra bu durumun farkına varılırsa, ıslah yoluyla ileri sürülebilmesi gerekir' denilmiştir. Bu görüş, HMK döneminde de geçerliliğini korumaktadır, ancak bunun ön şartı, süresinde verilmiş ve ıslaha elverişli bir cevap dilekçesinin varlığıdır.