Kasten yaralama sonucu ölüm (TCK m. 87/4) ile kasten öldürme (TCK m. 81) suçları arasındaki ayrımda, sanığın olaydan sonraki davranışları (örneğin mağduru hastaneye götürmesi) neden önemlidir? Bu davranış, sanığın kastını belirlemede nasıl bir delil niteliği taşır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #296171

Sanığın olaydan sonraki davranışları, suç kastının (animus) belirlenmesinde önemli bir dışsal göstergedir. Eğer bir failin kastı insan öldürmek ise, eyleminden sonra genellikle mağdurun ölmesini sağlamak veya kolaylaştırmak için pasif kalır veya olay yerinden kaçar. Buna karşılık, failin eyleminden sonra pişmanlık göstererek mağdura yardım etmesi, ambulans çağırması veya onu hastaneye götürmesi, ölüm neticesini istemediğinin, kastının sadece yaralamaya yönelik olduğunun güçlü bir karinesi olarak kabul edilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2010/29 sayılı kararında da, sanığın 'başlangıçta kanamayı durdurmaya çalıştığı ve daha sonra komşularından yardım istediği' olgusu, kastının yaralamaya yönelik olduğunun delillerinden biri olarak sayılmıştır. Bu tür davranışlar, failin asıl amacının öldürmek olmadığını, ortaya çıkan ağır sonucun (ölüm) kastını aştığını gösterir ve eylemin kasten yaralama sonucu ölüm (TCK m. 87/4) olarak vasıflandırılmasına yol açar.