Kasten yaralama neticesinde mağdurun hem vücudunda ağır dereceli kemik kırığı hem de yüzünde sabit iz oluşması durumunda, temel ceza belirlenirken TCK m. 61 uyarınca alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği Yargıtay tarafından kabul edilmektedir. Bu ilkenin temelinde yatan ceza hukuku prensibi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #296168

Bu ilkenin temelinde yatan ceza hukuku prensibi, TCK m. 3'te de ifadesini bulan 'cezanın orantılılığı' ve TCK m. 61'de düzenlenen 'cezanın bireyselleştirilmesi' ilkeleridir. TCK m. 61, hakimin temel cezayı belirlerken 'suçun işleniş biçimini, suçun işlenmesinde kullanılan araçları, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını' göz önünde bulundurmasını emreder. Tek bir fiil ile birden fazla ağır neticenin (hem ağır kemik kırığı hem de yüzde sabit iz) meydana gelmesi, suçun işlenişindeki haksızlık içeriğinin ve yarattığı zararın vehametini artırır. Eğer hakim, bu kadar ağır sonuçlara yol açan bir eylem için temel cezayı, daha basit bir yaralama eylemiyle aynı şekilde alt sınırdan belirlerse, 'fiilin ağırlığıyla orantılı ceza' verilmemiş olur. Yargıtay, bu tür durumlarda temel cezanın alt sınırdan uzaklaştırılarak, yani daha yüksek bir noktadan başlatılarak, suçun somut ağırlığının cezaya yansıtılmasını ve cezanın bireyselleştirilmesini zorunlu görmektedir. (Bkz: Yargıtay 3. Ceza Dairesi - Karar : 2017/1899)