PVSK m. 4/A'da düzenlenen 'durdurma ve kimlik sorma' yetkisi ile CMK m. 116'da düzenlenen 'adli arama' arasındaki hukuki fark nedir? Kolluğun bir kişiyi durdurduktan sonra yaptığı 'yoklama' işlemi, bir arama mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #296162

'Durdurma ve kimlik sorma' (PVSK m. 4/A), bir koruma tedbiri olan 'arama'dan önce gelen ve daha hafif nitelikte bir önleme tedbiridir. Aralarındaki temel farklar şunlardır: 1) Şüphe Derecesi: Adli arama için 'somut delillere dayalı kuvvetli şüphe' (CMK m. 116) gerekirken, durdurma için polisin tecrübesine ve izlenimine dayanan 'makul bir sebep' (PVSK m. 4/A) veya Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği'ne göre 'umma derecesinde makul şüphe' (m. 27) yeterlidir. 2) Amaç: Adli aramanın amacı delil elde etmek veya şüpheliyi yakalamaktır. Durdurmanın amacı ise suç veya kabahatin işlenmesini önlemek, failleri yakalamak veya bir tehlikeyi bertaraf etmektir. 3) Kapsam: Durdurma yetkisi kapsamında yapılan 'yoklama', bir arama değildir. Yoklama, kişinin üzerindeki giysileri çıkarılmaksızın, silah veya tehlikeli bir cisim olup olmadığını anlamak için elle yapılan bir kontroldür. Bu işlem, arama prosedürüne (karar, tutanak vb.) tabi değildir. Ancak, PVSK m. 4/A'nın son fıkrasına göre, bu amaçla kişinin üzerindeki elbisenin çıkarılması veya aracın dışarıdan görünmeyen bölümlerinin açılması istenemez. Eğer yoklama sırasında suç unsuruna rastlanırsa veya adli arama için yeterli şüphe oluşursa, o andan itibaren CMK'daki arama prosedürüne geçilmesi gerekir. (Bkz: YCGK 2019/439 Kararı)