Bir trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasında, bilirkişi raporuyla zarar miktarı tespit edildikten sonra, davacı ıslahla talep miktarını artırmıştır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2014/17659 sayılı kararında, davacının dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmamasının ıslah hakkına etkisi nasıl değerlendirilmiştir? Bu kararın güncel HMK uygulamaları karşısındaki durumu nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #296141

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin bu eski tarihli (2014) kararında, davacının dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadan kısmi dava açması halinde, sonradan ıslahla talebini artıramayacağı belirtilmiştir. Kararın mantığı, fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmayan davacının, talep etmediği kısımdan zımnen feragat ettiği ve feragat edilen bir hakkın ıslahla canlandırılamayacağı varsayımına dayanmaktadır. Ancak bu görüş, özellikle 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra Yargıtay'ın genel uygulamasında terk edilmiştir. Güncel Yargıtay içtihatları, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulup tutulmadığına bakılmaksızın, kısmi davada ıslah yoluyla talep miktarının artırılmasının mümkün olduğunu kabul etmektedir. Zira ıslah, zaten bu tür eksiklikleri gidermek için getirilmiş bir kurumdur. Dolayısıyla, bu karar, HMK dönemindeki güncel ve baskın Yargıtay görüşünü yansıtmamaktadır ve eleştiriye açıktır. Mevcut uygulamada, fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmasa bile ıslahla miktar artırımı mümkündür.