Kasten yaralama suçunda, mağdurun iteklenerek düşmesine ve yaralanmasına neden olunması, 'taksirle yaralama' mı yoksa 'kasten yaralama' mı sayılır? Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2014/28856 sayılı kararı bu ayrımı nasıl yapmıştır?
Bu eylem 'kasten yaralama' suçu sayılır. Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2014/28856 sayılı kararında, suçun vasıflandırılmasında failin kastının neye yönelik olduğu esas alınmıştır. Sanığın mağduru 'iteklemek' eylemi, doğrudan mağdurun vücut dokunulmazlığına yönelik kasıtlı bir harekettir. Bu kasıtlı hareket sonucunda mağdurun düşerek yaralanması, eylemin neticesidir. Failin kastı doğrudan yaralama olmasa bile, vücut dokunulmazlığını ihlal etmeye yönelik kasıtlı bir hareket (iteklemek) varsa ve bu hareketten öngörülebilir bir yaralanma neticesi doğmuşsa, suç kasten yaralama olarak nitelendirilir. Olayda, sanığın itekleme kastı bulunmaktadır. Taksirle yaralamadan söz edebilmek için ise, failin hareketinin kasıtlı olmaması, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı, tedbirsiz bir davranış olması gerekir. Sanığın eylemi kasıtlı olduğu için, mahkemenin fiili taksirle yaralama olarak kabul etmesi ve şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı vermesi, suç vasfında hataya düşüldüğü gerekçesiyle bozulmuştur.