HMK m. 177, ıslahın tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceğini belirtir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2014/1744 sayılı kararında, tefrik edilen bir ceza davasında, sanığa diğer sanıkların savunmaları, raporlar ve tanık ifadeleri okunmadan yargılamaya devam edilmesi, hangi usul kurallarının ihlali olarak görülmüştür ve bu durum ıslah ile düzeltilebilir mi?
Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2014/1744 E., 2014/3753 K. sayılı kararı, bu durumu CMK m. 209, 211, 212, 214 ve 215. maddelerinin ihlali olarak görmüştür. Bu maddeler, delillerin duruşmada ortaya konulması, tartışılması ve sanığın bu delillere karşı diyeceklerinin sorulması (savunma hakkı) ile ilgilidir. Sanığa, aleyhindeki delillerin (tanık ifadeleri, raporlar, diğer sanık savunmaları vb.) okunup, bunlara karşı savunma yapma imkanı tanınmaması, adil yargılanma hakkının ve özellikle 'delillerin doğrudan doğruyalığı' ve 'çelişmeli yargılama' ilkelerinin ağır bir ihlalidir. Bu durum, bir tarafın usul işlemi hatası değil, mahkemenin yargılamayı yürütürken yaptığı temel bir hatadır. Dolayısıyla bu eksiklik, tarafların başvurabileceği bir usul kurumu olan 'ıslah' (HMK m. 176) ile düzeltilemez. Islah, mahkemenin değil, tarafların yaptığı usul işlemlerini düzeltmeye yarar. Mahkemenin bu usuli hatası, bozma nedeni sayılmıştır.