Boşanma davasında, davalı erkeğin, davacı kadına ve reşit çocuğuna karşı fiziksel şiddet uygulaması tam kusurlu sayılmasına rağmen, mahkemenin 'evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı' gerekçesiyle boşanmaya karar vermesi, kusur ilkesi açısından doğru mudur? Y2HD-K.2018/9691 sayılı karar bu durumu nasıl değerlendirmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #296135

Hayır, doğru değildir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2018/9691 K. sayılı kararına göre, evlilik birliğinin temelinden sarsılması (şiddetli geçimsizlik) nedeniyle boşanma kararı verilebilmesi için, davalının az da olsa bir kusurunun bulunması zorunludur. Eğer boşanmaya sebep olan olaylarda davacı tamamen kusurlu, davalı ise tamamen kusursuz ise, 'kimse kendi kusuruna dayanarak hak elde edemez' temel hukuk ilkesi gereğince, davacının açtığı boşanma davası reddedilmelidir. Kararda, erkeğin tam kusurlu olduğu, kadına ise atfedilebilecek hiçbir kusur bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu durumda, evlilik birliği temelinden sarsılmış olsa bile, bu sarsılma tamamen davacının eylemlerinden kaynaklandığı için, davanın reddi gerekirken kabulü hukuka aykırı bulunmuştur.