Boşanma davasında daha önce reddedilmiş bir davanın varlığı, yeni açılan boşanma davasında kusur belirlemesi açısından ne gibi bir sonuç doğurur? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2017/2975 sayılı kararı, kesin hükmün bu konudaki etkisini nasıl açıklamaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #296129

Daha önce açılmış ve reddedilerek kesinleşmiş bir boşanma davası, o dava tarihine kadar olan olaylar açısından tarafların kusur durumuna ilişkin 'kesin hüküm' (veya en azından güçlü delil) teşkil eder. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2017/2975 sayılı kararında bu durum açıkça vurgulanmıştır. Olayda, erkeğin daha önce açtığı boşanma davası, 'erkeğin tam kusurlu olduğu' gerekçesiyle reddedilmiş ve karar kesinleşmiştir. Bu, ret kararının kesinleştiği tarihe kadar olan olaylarda kadının boşanmayı gerektirecek bir kusurunun bulunmadığını, erkeğin ise tam kusurlu olduğunu kanıtlar. Kadın tarafından daha sonra açılan yeni boşanma davasında, mahkeme, bu kesinleşmiş ret kararından önceki olaylara dayanarak kadına kusur yükleyemez. Kusur değerlendirmesi, ancak ret kararının kesinleşmesinden sonra meydana gelen yeni olaylar üzerinden yapılabilir. Kararda belirtildiği gibi, 'Önceki boşanma davasının reddine ilişkin karar, bu davaya kadar davacı kadının boşanmayı gerektirecek bir kusurunun bulunmadığı konusunda kesin hüküm teşkil eder. Bu kesin hükmün varlığı karşısında, önceki olaylardan dolayı davacı kadın artık kusurlu sayılamaz.' Bu nedenle, mahkemenin önceki olayları da dikkate alarak tarafları eşit kusurlu sayması hatalı bulunmuştur.