Olası kastla kasten yaralama suçu (TCK m. 21, 86) ile bilinçli taksirle yaralama suçu (TCK m. 22, 89) arasındaki temel ayrım nedir? YCGK-K.2020/225 sayılı kararda, sanığın kırmızı ışıkta yüksek hızla yaya geçidindeki birine çarpması eyleminin 'olası kastla yaralama' olarak kabul edilmesinin belirleyici gerekçesi ne olmuştur?
Bu iki kavram arasındaki temel ayrım, failin öngördüğü netice karşısındaki içsel tutumudur. Her ikisinde de fail, bir neticenin (yaralama) meydana gelebileceğini öngörür. Bilinçli taksirde, fail neticenin gerçekleşmesini istemez ve 'nasılsa olmaz, kendime/şansıma güveniyorum' diyerek hareketine devam eder. Olası kasta ise, fail neticenin meydana gelmesini 'umursamaz', 'olursa olsun' diyerek kabullenir ve fiili işler. YCGK-K.2020/225 sayılı kararda, eylemin olası kastla yaralama olarak kabul edilmesinin belirleyici gerekçesi, sanığın 'öngördüğü muhtemel neticeyi engelleme çabasının ya da neticeyi göze almadığına dair bir davranışının bulunmaması'dır. Sanık, yüksek hızla kırmızı ışıkta geçerken bir yayaya çarpabileceğini öngörmüş, ancak yavaşlamak, frene basmak gibi neticeyi önlemeye yönelik hiçbir çaba göstermemiştir. Bu durum, sanığın muhtemel yaralama neticesine 'kayıtsız kaldığını' ve sonucu 'kabullendiğini' göstermektedir. Bu 'kabullenme' ve 'kayıtsızlık' hali, eylemi bilinçli taksirden ayırarak olası kast düzeyine çıkarmıştır.