Evlilik birliğinin temelinden sarsılması (şiddetli geçimsizlik) nedeniyle boşanma davasında (MK m. 166), davacının davasının kabul edilebilmesi için davalının mutlaka kusurlu olması gerekir mi? Tamamen kusurlu eşin açtığı boşanma davasının akıbeti ne olur?
Evet, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayalı bir boşanma davasının kabulü için davalının az da olsa kusurlu olduğunun ispatlanması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/3177 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, tamamen kusurlu eşin açtığı boşanma davası reddedilir. Bu ilkenin temelinde, 'kimsenin kendi eylemine ve tamamen kendi kusuruna dayanarak bir hak elde edemeyeceği' yönündeki temel hukuk prensibi yatar. Eğer tamamen kusurlu eşin dava açmasına izin verilirse, bu durum, bir eşin tek taraflı iradesiyle evlilik birliğini sarsıp sonra da 'birlik sarsıldı' diyerek boşanmayı sağlamasına yol açar ki bu, Türk Medeni Kanunu'nun sistematiğine aykırıdır. Dolayısıyla, davacı, evlilik birliğinin sarsıldığını ve bu sarsılmada davalının da (az, eşit veya ağır) bir kusurunun bulunduğunu ispat etmekle yükümlüdür. Davalının tamamen kusursuz olduğunun anlaşıldığı durumlarda, davacının boşanma davası reddedilir.