Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2017/4267 E. sayılı kararında, itirazın kaldırılması talebiyle açılan bir davaya, sonradan 'tahliye' talebinin ıslah yoluyla eklenemeyeceği belirtilmiştir. Bu kararın gerekçesi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #296108

Bu kararın gerekçesi, ıslahın, var olan bir davanın konusunu veya sebebini değiştirmeye yaradığı, ancak tamamen yeni ve bağımsız bir dava konusunun mevcut davaya eklenmesi aracı olmadığı ilkesidir. İtirazın kaldırılması (İİK m. 68-68a), icra hukukuna özgü, dar kapsamlı ve özel bir dava türüdür. Tahliye davası ise, mülkiyet hakkına ve kira sözleşmesine dayanan, daha geniş kapsamlı bir eda davasıdır. Yargıtay'a göre bu iki talep, birbirinden bağımsız iki ayrı davadır. Davacı, itirazın kaldırılması davası açmışken, sonradan ıslah dilekçesi vererek bu davaya tahliye talebini ekleyemez. Çünkü bu, mevcut davayı ıslah etmek değil, 'ıslah adı altında yeni bir dava açmak' anlamına gelir. Yargıtay kararında da belirtildiği gibi, 'daha önce dava konusu edilmeyen bir hususun ıslah yoluyla istem konusu yapılmasına yasal açıdan olanak yoktur.' Davacı, tahliye için ayrı bir dava açmalıdır.