Bir davada, tanıklardan birinin katılanın kızı, diğerinin ise arkadaşı olması, bu tanıkların beyanlarının güvenilirliğini tek başına ortadan kaldırır mı? Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2017/18646 E. sayılı kararında bu husus nasıl değerlendirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #296099

Hayır, tek başına ortadan kaldırmaz. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2017/18646 E., 2017/24047 K. sayılı kararında bu konu ele alınmıştır. Kararda, 'Tanıkların, davanın taraflarından biri ile akrabalık bağının, işçi-işveren ilişkisinin ya da benzer bir yakınlığın olması, anlatımlarının reddedilmesinin tek haklı ve yasal gerekçesi olamaz' denilmektedir. Yani, tanığın taraflardan biriyle olan yakınlığı, beyanının otomatik olarak geçersiz veya güvenilmez sayılması için yeterli değildir. Mahkemenin yapması gereken, bu tanıkların beyanlarını diğer delillerle (katılanın beyanları, olayın oluş şekli vb.) birlikte değerlendirmektir. Eğer tanıkların beyanları tutarlı, kendi içinde ve diğer delillerle uyumlu ise, sırf tarafla yakınlıkları var diye bu beyanlar yok sayılamaz. Merci mahkemesinin, 'tanıklardan birinin katılanın kızı, diğerinin arkadaşı olması' gerekçesiyle delilleri yetersiz görmesi, Yargıtay tarafından hukuka aykırı bulunmuştur.