CMK m. 212'nin uygulanma koşulları nelerdir? Bu madde, ceza muhakemesinin hangi temel ilkelerine istisna teşkil eder ve bu istisnanın gerekçesi nedir?
CMK m. 212'nin uygulanmasının iki temel koşulu vardır: 1) Tanığın bir hususu hatırlayamadığını söylemesi (CMK m. 212/1). 2) Tanığın duruşmadaki ifadesi ile önceki (soruşturma aşamasındaki) ifadesi arasında çelişki bulunması (CMK m. 212/2). Bu madde, ceza muhakemesine hakim olan 'sözlülük' ve 'vasıtasızlık (doğrudan doğruyalık)' ilkelerine bir istisna teşkil eder. Kural olarak, delillerin duruşmada doğrudan ve sözlü olarak ortaya konulması esastır ve tanığın önceki yazılı ifadeleri delil olarak okunmaz. Ancak CMK m. 212, bu kurala iki istisna getirir. Bu istisnanın temel gerekçesi, CMK m. 212'nin gerekçesinde de belirtildiği gibi, ceza muhakemesinin asıl amacı olan 'maddi gerçeğin araştırılması' ilkesidir. Şekli gerçekle yetinilmemesi ve gerçeğe ulaşılması hedeflenir. Tanığın hafızasını tazelemek veya ifadeler arasındaki çelişkiyi gidererek hangi beyanının doğru olduğunu tespit etmek, maddi gerçeğe ulaşma amacına hizmet ettiği için bu istisnalar kabul edilmiştir.