Bir boşanma davasında 'güven sarsıcı davranış' ne anlama gelir ve 'zina' (aldatma) eyleminden farkı nedir? Zina eylemi kanıtlanamasa bile, bu eyleme ilişkin iddialar 'güven sarsıcı davranış' olarak değerlendirilip boşanma kararı verilebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #296083

Güven sarsıcı davranış, eşlerin evlilik birliğinin temeli olan sadakat ve güven duygusunu zedeleyen her türlü tutum ve davranıştır. Zina (cinsel ilişki), sadakat yükümlülüğünün en ağır ihlali ve özel bir boşanma sebebi (MK m. 161) iken; güven sarsıcı davranışlar daha geniş bir kavram olup, zinaya varmayan ancak sadakatle bağdaşmayan tüm eylemleri kapsar (örneğin, karşı cinsten biriyle sürekli ve şüpheli telefon görüşmeleri yapmak, sosyal medyada flörtöz mesajlaşmalar, gizli buluşmalar vb.). Yargıtay uygulamasına göre, zina özel boşanma sebebi olarak kanıtlanamasa dahi, zinaya delil olarak sunulan olgular (mesajlar, tanık beyanları vb.), eğer eşin sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığını ve diğer eşin güvenini sarstığını gösteriyorsa, evlilik birliğinin temelinden sarsılması (MK m. 166/1) kapsamında genel bir boşanma sebebi olarak kabul edilebilir. Y2HD-K.2013/26481 sayılı kararda belirtildiği gibi, mahkeme zina ispatlanamasa bile, olguları 'sadakat yükümlülüğüne aykırı davranış' olarak değerlendirip genel boşanma sebebine dayanarak karar verebilir.