YCGK 2016/732 E. sayılı nihai kararında, sanık Erdal'ın üzerinde ve aracında bulunan uyuşturucu maddelerin ele geçirilme şekli neden hukuka uygun kabul edilmiştir? Karar, 'yoklama', 'gözle görünür delil' ve 'suçüstü' kavramlarını nasıl birleştirmiştir?
Ceza Genel Kurulu nihai kararında, sanığın üzerinde ve aracında bulunan maddelerin ele geçirilmesini hukuka uygun bulurken, olayı PVSK m. 4/A'da düzenlenen 'durdurma ve kontrol' yetkisi çerçevesinde ele almıştır. Kurula göre; kolluğun sanığın uyuşturucu sattığını görmesi, PVSK m. 4/A uyarınca sanığı durdurmak için 'makul bir sebep' oluşturmuştur. Bu durdurma yetkisi kapsamında, kolluk, sanığın kaçmasını ve delilleri yok etmesini önlemek amacıyla üzerinde 'yoklama' şeklinde bir kontrol yapabilir. Sanığın pantolon cebinde ele geçirilen uyuşturucu bu 'yoklama' kapsamında, hukuka uygun bir tedbirle bulunmuştur. Araçta bulunan uyuşturucu ise, aracın dışından bakıldığında 'gözle görülür' bir şekilde ve açıkta olduğu için, bunun elde edilmesi 'arama' değil, suç deliline doğrudan el koymadır. Kolluk, bu şekilde işlenmekte olan bir suçla, yani 'suçüstü' haliyle karşılaşmıştır. Bu durumda CMK m. 90 ve PVSK m. 13 uyarınca yakalama yetkisini kullanarak sanığı yakalamış ve suç delillerini muhafaza altına almıştır. Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği m. 8/f'ye göre de suçüstü halinde ayrıca arama kararı gerekmez. Kurul, bu gerekçelerle işlemi 'hukuka aykırı arama' olarak değil, durdurma, yoklama ve suçüstü halinde delile el koyma silsilesi içinde hukuka uygun bir işlem olarak değerlendirmiş ve delillerin kullanılabileceğine karar vermiştir.