YCGK 2016/732 E. sayılı kararında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itiraz gerekçesi, kolluğun arama kararı olmadan arama yapabilme yetkisini hangi hukuki duruma dayandırmaktadır? Başsavcılık itirazında 'suçüstü' ve 'yakalama' yetkisi nasıl ilişkilendirilmiştir?
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazında, kolluğun arama kararı olmaksızın yaptığı işlemin hukuka uygun olduğunu 'suçüstü' (CMK m. 2/j) ve buna bağlı 'yakalama' (CMK m. 90) yetkisi çerçevesinde değerlendirmiştir. İtiraza göre; kolluk, sanığın uyuşturucu madde sattığını gördükten sonra, işlenmekte olan bir suçla karşılaşmıştır. Bu, bir suçüstü halidir. CMK m. 90/2, kolluk görevlilerine, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yakalama yetkisi tanımaktadır. PVSK Ek Madde 6 uyarınca da kolluk, suçla karşılaştığında delillerin kaybolmasını önlemek için acele tedbirleri alır. Başsavcılığa göre, sanığın yakalanması ve üzerindeki/aracındaki suç delillerinin (uyuşturucu) alınması, bir 'arama' faaliyeti değil, suçüstü halinde yakalama yetkisinin doğal bir sonucu olarak delillere 'el koyma' işlemidir. Suçüstü halinde, delillerin karartılması riski yüksek olduğundan, kolluğun derhal müdahale edip delilleri muhafaza altına alması görevidir. Bu nedenle, yapılan işlem CMK m. 116'ya tabi bir arama değil, CMK m. 90 ve PVSK'daki yetkilere dayanan hukuka uygun bir tedbirdir. Dolayısıyla elde edilen deliller de hukuka uygundur ve hükme esas alınmalıdır.