İlçe Milli Eğitim Müdürü olan sanığın, denetlediği bir okulun müdiresinden kızının düğünü için borç adı altında para istemesi eylemi, Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2013/17008 E. sayılı kararında neden 'icbar suretiyle irtikap' değil, 'görevi kötüye kullanma' suçu olarak kabul edilmiştir? Kararda, sanığın sicil amiri olmasının 'icbar' için yeterli görülmemesinin sebebi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #296070

Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2013/17008 E., 2016/2374 K. sayılı kararında, eylemin icbar suretiyle irtikap suçunun unsurlarını taşımadığı sonucuna varılmıştır. Karara göre, 'icbar'ın varlığı için manevi cebrin belli bir şiddete ulaşması, ciddi olması ve mağdurun baskının etkisinden kolaylıkla kurtulma olanağının bulunmaması gerekir. Olayda sanık, müştekinin disiplin ve sicil amiridir. Ancak bu hiyerarşik üstünlük, tek başına icbarın varlığı için yeterli değildir. Müştekinin kovuşturma aşamasındaki beyanında, sanığın kendisini tehdit etmediğini, parayı vermediği takdirde göreviyle ilgili bir zarar geleceğine dair bir şey söylemediğini belirtmesi, Yargıtay tarafından icbarın oluşmadığı yönünde önemli bir delil olarak kabul edilmiştir. Sanığın sicil amiri olması ve telefonla araması gibi olgular, 'mağdurun iradesini baskı altında tutmaya elverişli, ciddi ve etkisinden kolaylıkla kurtulma olanağı bulamayacağı şiddette' bir icbar olarak değerlendirilmemiştir. Bu nedenle eylem, irtikap suçunun unsurlarını taşımayan ancak sanığın görevinin gereklerine aykırı hareket ederek menfaat talep etmesi nedeniyle TCK m. 257/1'deki icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir.