Bir kurumda görevli sanığın, işlem için gelen katılana, askerlik borçlanması ile ölüm aylığı bağlanabileceğini söyleyerek, aslında yetkili olmadığı halde yetkiliymiş izlenimi yaratarak para alması eylemi, Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2014/2377 E. sayılı kararına göre neden 'dolandırıcılık' değil, 'ikna suretiyle irtikap' olarak nitelendirilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #296069

Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2014/2377 E., 2016/4151 K. sayılı kararında eylem, 'ikna suretiyle irtikap' suçu (TCK m. 250/2) olarak nitelendirilmiştir. Bunun temel nedeni, sanığın eylemini 'görevinin sağladığı güveni kötüye kullanmak suretiyle' gerçekleştirmesidir. Sanık, kurumda görevli olması nedeniyle sahip olduğu konumu ve katılanın kendisine duyduğu güveni kullanarak, hileli davranışlarla (yetkili olmadığı halde yetkiliymiş gibi davranarak) onu aldatmış ve menfaat temin etmiştir. Katılan, sanığın o kurumun bir görevlisi olduğuna ve beyanlarının doğru olduğuna inanarak parayı ödemiştir. Bu durum, failin kamu görevlisi sıfatını ve bu sıfatın yarattığı güveni kullanarak hile yapmasıdır ki bu, ikna suretiyle irtikap suçunun tipik görünümüdür. Eğer fail kamu görevlisi olmasaydı veya eylemi göreviyle bağlantısız olsaydı, fiil basit dolandırıcılık (TCK m. 157) olarak değerlendirilebilirdi. Ancak burada suçun belirleyici unsuru, görevin sağladığı güvenin kötüye kullanılmasıdır.