Bir kira sözleşmesine dayalı zilyetliğin korunması istemli davada, davalı kiralayanın dava konusu aracı üçüncü bir kişiye satması halinde, mahkemenin 'davanın konusuz kaldığı' gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi hukuken doğru mudur? Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2015/9689 E. sayılı kararı bu durumu hangi kanuni düzenlemelere göre değerlendirmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #296060

Hayır, hukuken doğru değildir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2015/9689 E., 2016/4271 K. sayılı kararına göre bu karar hatalıdır. Karar, iki temel kanuni düzenlemeye dayanmaktadır: 1) 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 310. maddesi: Bu maddeye göre, kiralananın satılması kira sözleşmesini sona erdirmez; yeni malik, kira sözleşmesinin tarafı haline gelir. Dolayısıyla, aracın satılması davacının kira sözleşmesinden doğan haklarını ortadan kaldırmaz. 2) 6100 sayılı HMK'nın 125. maddesi: Dava konusu (araç), davalı tarafından üçüncü bir kişiye devredilmiştir. Bu durumda davacının HMK m. 125/1 uyarınca seçimlik hakları doğar. Davacı, dilerse devredenle (eski malik) olan davasından vazgeçip yeni malike karşı davaya devam edebilir veya davasını devreden hakkında tazminat davasına dönüştürebilir. Mahkemenin bu usuli imkanları davacıya hatırlatmadan, 'dava konusuz kalmıştır' diyerek karar vermesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurması, hem TBK m. 310 hem de HMK m. 125'e aykırı bulunmuş ve karar bozulmuştur.